Dubrovnik Gezi Rehberi

img

İlk adım;
  • Yatak:  25 € (2 kişilik oda)
  • Bira:  2.5 € (Bar)
  • Yemek:  9 € (Restoran)
  • Ulaşım:  Tabanvay
  • Turistik Zenginlik: 4/5
  • Gece Hayatı: 3.5/5
  • Pahalılık: 3.5/5
  • Temel Süre: 2.5 gün

KALE İÇİNDE BEMBEYAZ ROMANTİK BİR ŞEHİR

Dubrovnik Adriyatik boyu uzanan Hırvat sahillerinin en özeli, en güzeli, doğal olarak en turistik noktası. 2013 yılında Hırvatistan’ın Avrupa Birliği’ne girmesi öncesi özellikle vizesiz oluşu nedeniyle Dubrovnik, Türk turistlerin uğrak yeriydi ve Türklere birinci sınıf turist muamelesi yapılan ender Avrupa kentlerindedi. Artık vize ile giriyor olsak da hâlâ görülmesi gereken öncelikli destinasyonlardan birisi bu güzel, şirin sahil kenti.

Dubrovnik’e giden arkadaşlarımız, geleneksel abartmalar ve yalanlar gibi bu şehrin ne güzelliğini, ne tarihi boyutunu ne de olağan dışı mimarisini anlatıyorlardı.Varsa yoksa gece hayatı ve sahil keyfi ile sınırlı biliyorduk burayı Balkan turunda gidip görene kadar. Kent, klasik Adriyatik şehirleri gibi bir savunma kalesinden ibaret aslında, ancak o kadar sağlam korunmuş ki UNESCO Kültür Mirasları Listesi‘ne girmekle kalmamış her yıl yüz binlerce turisti çekerek bir turizm cenneti olmuş. Şehre girer girmez zeminden tavana, binaların duvarlarından çatılarına kadar beyaz, serin ve estetik değeri çok yüksek bir taş cenneti sizi karşılıyor. Nispeten geniş bir sokağın etrafındaki daracık sokaklar paralel bulvarlara bağlıyor bu kale kenti ve ana yola sadık kalırsanız kendinizi limanda buluyorsunuz. Koyun coğrafi özellikleri nedeniyle durgunlaşan suda, çok minik kıpırtılar yakamozla ya da ay yüzünü gizleyen bir sevdalıysa, şehrin lambalarıyla dans ederek müthiş bir romantizm sunuyor.

Dubrovnik meydanlar

   

DUBROVNİK NOT DEFTERİ

Keyfini çıkarın: Şehir küçük ve gezmek için birkaç saat oldukça yeterli. Ancak bizler gibi çarpık yerleşimleri olan kentlerden giden insanlar için bulunmaz bir nimet. Elbette bizim de koruyabildiğimiz alanlarımız var ama onlarda yaşayamıyoruz. Burası orta çağdan kalan dokusunu korurken hâlâ yaşanabilen yerlerden. Öğrendiğimize göre yerli nüfus Stari Grad’da değil dışarıda yaşıyor, %90’ı turizmden geçinen esnaf gündüzleri şehre gelerek işletmecilik yapıyor.Gece nüfusu ise oldukça sınırlı.

Deniz mahsülleri yiyin: Deniz şehri olmanın zenginliğini Balkan ülkesi olmanın ucuzluğuyla birleştirmiş kent tipik Akdeniz mutfağının başarılı örneklerini sunuyor. Şarapları kaliteli ve bu kadar turistik bir şehir için fiyatı oldukça makul. Ayrıca ciddi bir İtalyan mutfağı ile pizza kültürü de Taflan gibi deniz mahsulü yiyemeyenler için seçenekler sunuyor. Deniz ürünlerini sadece balık çeşitlerinden ibaret görmeyin oldukça zengin kabuklu hayvancağız menüsü de sofrada.

Denize girin: Mevsim müsaitse deniz keyfi için tertemiz bir su bizi bekliyor. Mayoları çantaya koymayı unutmayın.

Sokaklarda kaybolun: Zaten başaramayacağınız kadar küçük bir bölge Stari Grad. Bunun huzuruyla kaybolmak, ara sokaklardaki küçük dükkanları ziyaret etmek inanılmaz mutlu edecektir sizi.

Kotor – Budva gibi sürprizler için zaman ayırın: Vaktiniz varsa gerek Hırvatistan içindeki yakın şehirlere, gerekse komşu Karadağ’ın enfes güzellikler sunan bölgelerine bir seyahat planı yapın. Hırvatistan dışındaki tüm yakın ülkeler bize hâlâ vizesiz.

Adalara gidin: 1000’in üzerindeki irili ufaklı ada Hırvat sahillerinde yer alıyor. Birkaç ekstra lüks olanı hariç hepsi turizme açık ve görülmeye değer. Zevkinize uygun olanlarıyla ilgili turizm info bürolarından ve yerel insanlardan fikir alarak günübirlik turlar yapın

   

DUBROVNİK’TE GÖRÜLECEK YERLER

Şehir 4 bölgeden oluşuyor. Hepimizin taşlar içindeki bildiği kısım Stari Grad. (Old city kısmı da diyebiliriz) Zamanımızın çoğunu burada geçireceğiz. Otellerin yığıldığı bölgeler Lapad ve Babin Kuk. Şehrin liman kısmı da Gruz ismiyle anılan bölge.

Stari Grad kısmına şehrin kapılarından (ana kapının adı Pile) girdikten sonra ayrılacak 2-3 saatlik zaman her şeyi görmek için yeterli. Ancak şehrin ruhu, sizi üzerinde yuvarlanmaya davet eden taş sokakları, liman kısmında yenilecek enfes deniz mahsullerinden oluşan bir öğün işin içine eklendiğine o iki üç saatlik ihtiyaç 2 güne çıkabilir. Stradun Caddesi büyük ana cadde. Etrafında da tüm şehir dar sokaklarla plansızca koşuşturmamızı bekliyor. Başarabilirseniz kaybolun diyeceğiz de üç paralel caddenin toplam alanında herhalde bir köşeden seslensek diğer köşeden arkadaşımız duyar bizi… Bir süre sonra Dubrovnik’te sadece oturup kenti dinlemek isteyebilirsiniz, bunun için zaman ayırın ve Adriyatik’in sevimli esintisinde tarihi şehrin tınısını dinleyin.Dubrovnik tatili

Sponza Sarayı: Dubrovnik’in en haşmetli yapısı Gotik Rönesans mimarisinin önemli eserlerindenmiş. Taş şehre uyumuyla biz ziyaretçilere görsel bir zevk veren bina aynı zamanda konser ve sergilere de ev sahipliği yapıyor.

Franciscan Manastırı ve Tarihi Eczane: 14.yy’dan kalma Barok mimari Manastır, dehlizleri, kilisesi, müzesi ve 1317 yılından beri hizmet veren eczanesiyle şehrin bulunmaz dokusunun tam ortasında.

Lovrijenac Kalesi ve Şehir Surları: Hem üzerinde yürümek hem de yukarıdan bu tablo gibi şehri ve Adriyatik’i görmek için 2 kilometrelik bir parkur sunuyor size. Geze geze kaleye ve liman bölgesine de ulaşırsınız. Mutlaka bu yürüyüşü yapın.

War Photo Ltd; Savaş Fotoğrafları Sergi Merkezi: Sabit bir sergi olarak tarihin en acı fotoğraflarına ev sahipliği yapan müze bize denk gelmedi ama geçici organizasyonlara da ev sahipliği yapıyormuş. Detaylı bilgi için tıklayınız.
Ayrıca; Onofrio’nun Çeşmeleri, eski şehrin hemen devamındaki Dubrovnik Limanı, Aziz Ignatius Cizvit Kilisesi, merkeze en yakın koy olan Lapad Koyu, Roland’ın Sütunu ve Çan Kulesi ve iki kez yıkılan üçüncü hali ayakta kalmış Rektörler Sarayı da Dubrovnik’te görülmesi gereken yerler listesinde.

img

Güle Güle 2013

Bir yılı daha geride bıraktık gibi klişe bir cümleyle başlamayalım isteriz ama daha iyi…

0 Yorum

3 Yorum

  • ayşegül

    30 Mart 2015 - 11:36 Cevapla

    merhaba öncelikle böyle bir site hazırladığınız için teşekkür ederim.Saraybosnadan dubrovnike geçmek istiyoruz.Acaba vize kapıda alınabiliyormu ? tşk

    • Taflan

      30 Mart 2015 - 19:31 Cevapla

      Ayşegül Merhaba;

      İltifatın için biz teşekkür ederiz. Ne yazık ki Hırvatistan artık Schengen ülkesi ve Schengen’i gitmeden buradan almak uygun olacaktır. İyi yolculuklar.

  • Ergün

    22 Eylül 2015 - 20:13 Cevapla

    Dubrovnik gerçekten Balkanların en güzel şehirlerinden. Eşsiz taş yapısı, doğası ve sahilleriyle bulunma bir nimet. Keşke Hırvatistan yine vizesiz kalsaydı da daha rahat gitseydik ancak Schengen vizesi almaya da değer.

Siz de yorum yazarak bize ulaşabilirsiniz.