8 Mart Özel 8 Kadın Gezgine Sorduk: Seyahatlerde Kadın Olmak

img

8 Kadın Gezi Blogundan, 9 Gezgin Kadının Kaleminden

Ne mutlu ki Keşfetsene aracılığıyla “kadın” ile ilgili satır satır yazı yazabilecek şansımız vardı, ancak daha uygun bir yol aradık, kalemi klavyeyi her biri kendi bloglarında inanılmaz işlere imza atan kadın gezi bloggerlarına emanet ettik. Buradaki müthiş kadınların nezdinde hepimizin Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutlu olsun, şenlik getirsin.

İşte niye yazdıklarını bilmeden ricamızı ikiletmeden klavyeye sarılan şahane 8 gezi blogundan, aşık olunası 9 kadının gözünden “Seyahatlerde Kadın Olmak

 

Anıl Kangal – Postcards from the Globe / Yolculuk Notları

Seyahat eden bir kadın olmak her şeyden önce bir başkaldırıdır. Şu ana kadar birçoklarının peşi sıra getirdikleri ‘Yapamazsın, edemezsin’lere bir cevaptır. Toplumsal ve kültürel şartlandırmaların arasından sıyrılıp kendi yolunu bulmaktır. Her adımda özünü tanımak, kendini yeniden tanımlamak, hayallerine bir adım daha yakın olmaktır. Görmektir, dinlemektir, anlamaktır, öğrenmektir. En karmaşık şehirde kalabalıklar arasına karışmaktır. Bilmediğin sokaklarda kaybolmaktır. Ayakların ağrıyıncaya kadar yürümektir. En huzurlu adada gün doğumunu yakalamak adına uyumamaktır. Elektrik olmayan bir sahilde yıldızları izlemektir. Yeni tatlar, sesler, insanlar keşfetmektir. Seyahat eden bir kadın olmak özgürlüktür.

Anıl ile tanışın: Yolculuk Notları

Anıl Kangal

Burcu Sarıoğlu Canpolat – Gezi Tozu

“Korkmuyor musun?” 2,5 aylık Orta Amerika keşif yolculuğumun yarısından selamlar. Guatemala’dan Panama’ya inen rotanın çoğunu kadın başıma yalnız gezerken, Türkiye’den ve hatta yerel halktan bile en çok gelen sorulardan biri bu oldu. “Çok tehlikeli, boş ver gitme” denilen Honduras ve El Salvador’da bile geçerken, laf atanları saymazsanız hiç sorun yaşamadım. Elbette eşyalarını çaldıran gezginler var ama beni henüz hedef olarak seçmediler. Eğer kendinizden emin adımlarla, nereden gelip nereye gittiğinizi bilir bir halde sokaklarda yürüyorsanız, bence korkmanıza gerek yok. Kadın ya da erkek olmanız da fark etmez. Hangi şehre gitmelisiniz, hangi sokaklara girmelisiniz, hangi dükkanların önünden geçmelisiniz, hatta hangi kaldırımdan yürümelisiniz; şehrin ruhu söylüyor zaten size. Yeter ki gözünüz ve algılarınız açık olsun. Korkarak vakit kaybetmektense, yola çıkıp denemek lazım.

Burcu ile tanışın: Gezi Tozu

Burcu Sarıoğlu Canpolat

Deniz Dağasan – Gezgin Deniz Kızı / Gezginlerin Deniz Ablası

Benim için hiçbir farkı yok aslında. Ha kadın olmuşsun ha erkek olmuşsun; benim için hiçbir şey değişmiyor, erkek ne yapıyorsa ne yaşıyorsa biz de onu yaşıyoruz. Onun derdi neyse bizimki o, onun zevki neyse bizimki de o. Tabii benle de ilgili olabilir. Bu şekilde “cinsiyet farkı olmadan” büyüdük biz. 70’li yıllarda Bağdat Caddesi’nde, Kadıköy’de gençliğimizi yaşadığımız için bizim zamanımızda bu kadar cinsiyet ayrımı yoktu. O günün Türkiye’sinde olmayan cinsiyet ayrımcılığı, bugünün dünyasında yine yok. Şuan 60 yaşındayım bizde hâlâ cinsiyet ayrımı yok.

Arnavutluk’ta Berat’taydım, 8 kişilik hostel odasında, gencecik çocukların yanında kalıyorum, İngilizcesinin yetersiz olduğunu düşünen İspanyol bir çocuk dışarı çıkmıyordu mesela, uzun uzun benle konuştu, “sen az bile olsa İngilizce bilerek yoluna devam et” dedim, utangaçlığından çıkmıyor, oturup benimle konuşuyordu. Bu ve buna benzer bir sürü hikayedeki dertler aynı ve cinsiyet bağımsız. 60 yaşında kadınım, yıllardır geziyorum, sizin başınıza iyi köyü ne geliyorsa benim başıma da o geliyor. Korkmayın, çekinmeyin, gidin.

Deniz ile tanışın: Gezgin Deniz Kızı

Gezgin Deniz Kızı

İrem Özer – Kuyruksuz Uçurtma

Saat gece yarısına yaklaşıyor. Haziran; Almanya’nın kuzeyinde, Berlin’de, şehrin dışında bir şatodan, Arctic Monkey’s ile coştuktan sonra artık yeter diyorum. Alexandrplatz’daki otelime gidip uyusam, yarına enerji toplasam. Avrupa’da, özellikle özgürlüğün her hücreme zerk edildiği Berlin’de, tek başına bir kadın, tatlı bir haziran akşamında, geç kararan bir günde, hafif esen rüzgarla beraber, metroda yürüyorum. Yaklaşık 1 saat sürecek bir yolum var önümde. Korku ya da huzursuzluk sıfır. Aldığım keyfin ise tarifi yok. İyi ki buradayım ve özgür bir kadın olarak kendimin farkındayım…

Tam Christmas zamanı, Strasbourg’dayım, Noel’in başkentiyiz biz diyorlar. O hafta sonuna ait çılgın bir indirim var mağazalarda. Fransız zevki ve tasarımları… Akşam treni ile Almanya’ya geçeceğim, elimde poşetlerle. Benim gibi bir kadın seyahatlerinde eli boş dönmez eve…

Olmuş birkaç yıl, belki de 5-6 yıl önce Dubai’de eski şehir denen bölgede geziyorum yine tek başıma. Ocak ayı ama üzerimde bir t-shirt ve bir şort. En sevdiğim şey yalnız olmak, en sevdiğim şey istediğim sokağa girmek, ruhumun o ılık esen rüzgarına teslim olmak. Her yer Hint geleneksel kıyafetleri satan dükkanlar ya da baharatçılarla dolu. Bazı sesler duyuyorum ancak kimse ile göz göze gelmiyorum. Ben yine çok mutluyum.

İrem ile tanışın: Kuyruksuz Uçurtma

İrem Özer

Öykü Doğan & İdil Atay – OitheBlog

Herkesin kendini farklı kılmak için uğraş verdiği bu dünyada, kendi isteğimiz dışında, yalnızca kadın olduğumuz için “farklı” görülüyorsak, o zaman bunun aslında o kadar da güzel bir şey olmadığını düşünmek zorunda bırakılıyoruz. Çünkü kimsenin “erkek hakları” için yürümesi gerekmiyor, çünkü hiçbir adamın sokağa çıkarken giyeceği kıyafete toplumu karar vermiyor ve hiçbir adam minibüste tek başına kalınca öldürülme korkusu yaşamıyor. Ancak biz kendimize, kadın olduğumuz için değil, kişisel özelliklerimiz ya da ilgi alanlarımız nedeniyle farklılaştığımız bir dünya yaratmaya çalışıyoruz ve dünyayı gezmeye çalışma çabalarımızın aslında bizim için adeta bir kurtarıcı olduğunu bu yazıyı yazmaya çalışırken fark ettik.

Gezgin bir kadın olmanın, bir kadının en özgür, en bağımsız, en “kendi” olabileceği anların bir toplamı olduğuna tüm kalbimizle inanıyor ve tabiri yerindeyse “bildiğimizi okuyoruz”. Dünyanın sizin oyun alanınız olduğunu ve ne olursa olsun bir köşeden hiç beklemediğiniz bir güzelliğin çıkabileceğini bilmek, aslında “böyle bir dünyaya çocuk getirmek” için bile sebepleriniz olabileceğini görebilmek, yalnızca gezgin bir kadına mahsustur desek herhalde çok da abartmış olmayız. Bırakın kimin ne dediğini ya da ne diyeceğini, dışarıda bir yerlerde “iyi ki varım be, iyi ki de kadınım” dedirtecek yüzlerce an sizi bekliyor, atın kendinizi sokaklara…

Öykü ve İdil ile tanışın: OitheBlog

Oi the blog

Sevil Mert – Çok Okuyan Çok Gezen

Seyahat ederken kadın olmak her zaman avantaj oldu benim için. Kimi zaman ağır bir çantayı taşımak için yardım etmeye gelen gönüllüler, kimi zaman kolayca yol arkadaşları bulmak (malum kadın her zaman daha sosyal bir varlık) çok kolay oldu seyahatlerim boyunca. Seyahat etmenin bir insana kattıklarının dışında sadece kadın olma açısından beni geliştirdiği alanlardan biri ise; hayatımı basitleştirmemi sağladı. Daha az eşya ile yaşamak, lükslerden vazgeçmek ve tüm bunların mutluluk getirdiğinin farkına varmak…

En sık karşılaştığım sorularından biri “bir kadın olarak tek başına seyahat etmekten korkmuyor musun?”. Hiçbir zaman korkmadım, korkmamı gerektirecek bir durumla da hiç karşılaşmadım bugüne kadar. Dünyanın en güvenli şehrine de gitseniz, en tehlikelisine de sizin çevreye verdiğiniz enerjinin başınıza gelenlerle ilgisi olduğuna inandım. Eğer siz iyi niyetle yaklaşır ve kadınlığınızı kullanmaya çalışmazsanız, karşılığını da alıyorsunuz. Kadın olmanın avantajı, empati yeteneği ve sezgilerimizin daha güçlü olması. Bu iki yetenek risklerden hızla uzaklaşmamı sağladı her zaman. Bir diğer önemli konu ise, güvenlik uyarılarını dikkate almak elbette. Cahil cesareti ile gereksiz risk alıp maceraya atılmayı tercih ederseniz, bela sizi her an bulabilir.

Seyahat etmek, hatta yalnız bir kadın olarak seyahat etmek hayatımın en keyif aldığım yanı.

Sevil ile tanışın: Çok Okuyan Çok Gezen

Sevil Mert

Simay Serdaroğlu – Supernicevisit

Tabii öncelikle kendinize güveneceksiniz. Emin adımlarla seyahat ettiğinizi, davranışınızla karşınızdakilere hissettireceksiniz. Gittiğiniz ülkede, nereleri görmek istediğinizi, nasıl gidileceğini önceden öğreneceksiniz. Yani yol yordam bileceksiniz. Öyle nerede niye olduğunuzu bilemeden haritalara bakmak yok. Ayrıca seyahat ettiğiniz ülkeye ayak uydurmak çok önemli. Kültürlerine, inançlarına, davranışlarına saygı duymak… Bir de konforunuz için rahat kıyafetler giydiniz mi tamam. İnanın tüm bu tedbirleri (ki bunların sadece kadınlar için gerekli olduğunu sanıyorsanız çok yanılıyorsunuz, kadın- erkek hiç fark etmez) aldıktan sonra seyahatlerde kadın olmak gayet rahat ve keyifli! Hem de çok!”

Simay ile tanışın: Supernicevisit

Supernicevisit

Yeliz Şimşek – Peki Şimdi Nereye

Gün geçtikçe kadın gezgin sayısının arttığını çevremizden, gelen mesajlardan ve sosyal medyadan görmekteyiz. Bence örnekler çoğaldıkça dünyayı keşfetmek için yola çıkacak daha birçok cesur kadın olacak! İlk yurt dışına çıkma kararını aldığımda, 20’li yaşlarımın başında ve tek başımaydım. İspanya tecrübemle bunun çok zor olmadığını, dikkatli, kararlı ve planlı olunursa tek başına ya da arkadaşlarla kadın olarak rahatça seyahat edilebileceğini görmüş oldum. Tabii ki bazı coğrafyalar Avrupa gezileri kadar kolay olmuyor. Avrupa sonrasında gittiğim Fas, İran, Hindistan, Sri Lanka gibi ülkeler cinsiyet kimliğimin bana hissettirildiği ülkelerden oldu. Seyahat öncesi bunu bilerek ve önlemlerimi alarak gittiğim için çok ciddi sorunlar yaşamadım. Seyahatlerde paranoyak olmanın bir anlamı yok. Bu sizi hem daha güvensiz hem de daha dikkat çeker hale getirir. Eğer gezmeye ilk kez başlayacak bir kadınsanız; daha rahat bölgelerden başlayarak, vakit geçirmekten keyif aldığınız bir kadın arkadaşınızı da yanınıza alarak bu yola başlayabilir ve “neden daha önce bunu yapmamışım” diye de kendinize kızabilirsiniz. Eğer bir kız çocuğuna sahip bir ebeveyn iseniz, çocuğunuza ona güvendiğinizi ve her zaman arkasında olduğunuzu söyleyin ve ona dünyayı keşfetmesi için destek olun. Emin olun her seferinde ufku daha da genişlemiş, insanlığa duyarlı, kendinden emin ve gurur duyduğunuz bir birey olarak döndüğüne şahit olacaksınız.

Not: Bu satırları tek yöne bilet alarak, tek başıma çıktığım Güney Amerika gezim sırasında yazıyorum. 21 gündür Brezilya’dayım ve daha keşfedecek çok yer var. Bence kendinize engeller koyarak hayatı ertelemeyin. :)

Yeliz ile tanışın: Peki Şimdi Nereye

Yeliz Şimşek

Alkışlar

Konuk davetlerine başlarken çok kısa zamanda, gezen birçok kadın blogger ile tanıştığımızı fark ettik, tıpkı Dünya’nın adımımızı atabildiğimiz her karış toprağında olduğu gibi… Hangilerini misafir etme zevkine erişeceğimizi pek bilemedik, farklı yaş gruplarından farklı pencereler açsınlar dedik, evli de olsalar tek başına da seyahat edenler olsun istedik, sonra bir torbaya koyduğumuz 14 blogtan 8’li kura çekildi, sebep söylemeden sorduk, ikiletmeden cevapladılar, birkaç uzun yazıyı çok zorlanarak tırtıklamak zorunda kaldık ve ortaya bu çıktı.

Süregelen kadın mücadelesinde, Dünya’nın tüm emekçi kadınları nezdinde hepsine teşekkür ederken, nice genç yaşlı kadın yolcu adaylarına ilham olacakları için hepsine teşekkür ederiz.

Sevgiyle, saygıyla, şükranla, mutlulukla.

img

Kırklareli Vize Gezi Notları

Trakya'nın Sakin Şehri Vize Yaşaması kolay olan şehirleri listeleyen citta slow / sakin şehir…

0 Yorum

2 Yorum

  • Kemal Kaya

    08 Mart 2015 - 11:06 Cevapla

    Hepsini gönülden alkışlıyoruz, ilham verdikleri için! Keyifli ve güvenli yollar olsun!

  • Gülsen Çelik

    08 Mart 2015 - 12:56 Cevapla

    Gezgin kadınlarımızın yazdıkları duygu ve Düşünceleri beni bu özel günde çok mutlu etti. Takipçileri olmak isterim . Genç olup hep yolda olmak isterdim!

Siz de yorum yazarak bize ulaşabilirsiniz.